LÜKS VE KONFORLU BİR DEVR-İ ALEM GEMİ SEYAHATİ(2) İTALYA

Buoni Viaggi Roma!

Nihayet gemimiz Roma ‘nın Civitavecchia limanından haraket ediyor.

img_1100

Böylece Avrupa’nın en güzel liman kentlerine uğrayacağımız seyahatimiz tam olarak başlamış oluyor.

Civitavecchia (Çivitavekya diye okunuyor)  Orta İtalya’da bulunan Lazio bölgesinde Roma’ya bağlı ufak bir belediye imiş.

İsmi de ‘ Antik şehir’ anlamına geliyormuş. Bu küçücük liman kenti bugün Orta İtalya’nın ana limanı konumunda. Sardunya, Sicilya, Malta, Tunus ve Barcelona şehirlerine giden feribotların da başlangıç noktası.Buranın halkının geçim kaynağı elbette balıkçılık .Çok şirin ve bir o kadar da hareketli bir yer Civitavecchia.

Seyahatimiz öncesi tur şirketimiz tarafından bize verilen kit’imizde yapacağımız yolculuk göreceğimiz kentler ve alternatif turlar ile ilgili oldukça detaylı bir program yer alıyor . Programda uğrayacağımız limanların yer aldığı bu krokiyi incelemek bile heyecan verici olabiliyor.

Şunu temin ederim ki hiç bir seyahat gemi seyahatinin başlangıcı kadar insanı heyecanlandıramaz,limanlardan hareket ederken ayrı bir heyecan duyarsınız ta ki farklı bir ülkenin limanına yaklaşana kadar.Ve bu son limana kadar böyle devam eder.

Tamam biraz fazla dramatik anlatmış olabilirim ama durum biraz da böyle sevgili okuyucularım.

Gemi seyahatimizin ilk durağı yine İtalya ‘da bulunan liman kenti Livorno.

Livorno tam da bize verilen programda yazdığı gibi Rönesans’ın doğduğu şehir olan Floransa’ya ve meşhur eğri kulenin bulunduğu Pisa’ ya giriş kapısı.

Turun başlangıcında ufak bir öneri yapmakta fayda var;

Gemi seyahatlerinde sadece liman şehirlerini değil buralara yakın gözde tatil merkezlerinide görmek gezmek isterseniz daha programlı haraket etmek için rehberli ekstra turları almanızı tavsiye ederim.

Bizler zamanımızı dilediğimizde kullanabilmek adına rehberli tur almadık, kaldı ki ben daha önce birkaç kez daha gelip gezme fırsatını bulduğum için rehberli tur programı koşturmacasında kaybolmaktansa daha rahat gezerek dilediğim yerlere gidebileceğimiz bir program yapmaya karar verdim.

Eğer rehberli turlara katılmayacaksanız ,gemi haraket saatine kadar size  verilen zamanı çok iyi kullanabileceğiniz bir program yapmalısınız.

Aksi taktirde hem zamanınızı boşa harcamış olursunuz hem de ciddi bir koşturma içinde gemiye yetişmek dışında günün nasıl geçtiğini anlamazsınız bile. Unutmayın Gemi beklemez! Bir sonraki limana uçakla gitmek zorunda kalmayın şaka değil bu şekilde duyduğumuz çok hikaye var.

Örneğin daha önce Livornayı görmediğim için meydanlarını , ufak şık dükkanları, sokaklarını ve restoranlarını gezmeyi tercih ettim.

Geminin haraket saatine kadar  Livorno bile tek başına gezilebilecek güzellikte bir yerdi ancak biz biraz riske girerek Pisa kulesini görmek için meydandan otobüs bileti aldık.

Kısa bir hatırlatma; Gemi Livorna limanına geldiğinde limandan 5.-€ ( çift yön) bilet alabileceğiniz shuttle’ lar ile Livorno nun merkezine gidebiliyorsunuz. Livorno’dan da Pisa veya Floransa’ ya konforlu şehirlerarası otobülerle gidebiliyorsunuz.

Mesafeler pek te kısa olmadığından otobüslerin gidiş ve dönüş saatleri var , hangi otobüs firması ile gittiğiniz kaçta binip kaçta dönüş yapacağınızı çok iyi kontrol etmelisiniz.

Haliyle gezmeye dalmışken dönüş otobüsü kaçırabilirsiniz. Unutmayın Avrupa’dasınız ve burada herşey dakik verilen zamanda istenilen yerde olmalısınız . Yoksa dönüş otobüsünüzü kaçırabilirsiniz bizim gibi (detaylar birazdan..)

Sonrasında da olmazsa olmaz turist fotoğrafı çektirmek için ünlü eğri kuleye geldik .

Mucizeler Meydanın’da bulunan bir mucize PİSA KULESİ

Pisa kulesi ne giderken yol boyunca fotoğraf çeken insanları kadrajsız görmek inanın kuleyi iterken fotoğraf çektirmekten daha keyifli.En ilginç pisa fotografını yakalamak için gösterilen çabalar taktire şayan . Bir kule ile fotoğraf çektirmek için yürüyerek o sıcakta gelinen yol  değer mi bilinmez ancak tabiki turist olmak bunu gerektirir!


Neyse ki bizde aynısını yaptık oradaki ruh hali bu komikte görünse kaçış yok buraya gelince aynı şeyleri yapıyorsunuz. Ben de bir milyon kadar çektiğim fotoğraflar arasında yazıya uygun şıklıkta olan ve zar zor bulduğum tek fotoğrafımı ekliyorum .

Pisa kulesini daha önce italya’da davetli olarak katıldığım gurme turu sonrasında gelip detaylı bir şekilde görme fırsatım olmuştu. O zaman kulenin içini de gezmiştim.

Pisa kulesi eğikliği ile turistlerin her zaman ilgi odağı. Mucizeler meydanında (Plazza dei Miracoli veya tarihsel adıyla Piazza del Duomo) bulunan bu kule zaten mucizenin tam kendisi.56 metre yüksekliğe sahip en üst katına 294 merdivenle çıkılabiliyor. 3 katından itibaren eğilmeye başlayan kule söylendiğine göre her yıl milimetrenin onda 7 si kadar eğiliyormuş.Bugün düşeyde 5.5 derece eğilimli imiş.

Pisa kulesi aslında bir çan kulesi. 1173 yılında yapımına başlanmış ve eğilmesi nedeniyle zaman zaman ara verilerek ancak 1399 yılında tamamlanabilmiş.

O seyahatimde kulenin en tepesine çıkmıştım. Belirtmeliyim ki çıkarken gerçekten o eğimi hissediyorsunuz. Başınız dönebiliyor ve kulenin dikliği merdivenlerin darlığı nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşıyorsunuz. Ama tepeye çıkıp terasından etrafa baktığınızda herşeyi unutuyorsunuz.

Pisa kulesi ile ilgili olarak okuduğumda dikkatimi çeken diğer bir önemli detay da burada doğmuş olan bilim adamı Galileo Galilei nin Newton ‘dan da önce Pisa kulesinin tepesine çıkarak çeşitli ağırlıklarda objeler atmak üzere deneyler yapmış olması.

Pisa ‘ya turistik amaçlı ziyaret edenlere zamanları varsa mutlaka kulenin içini ve çevresini görmelerini kesinlikle  tavsiye ederim. Mucizeler Meydanında  Eğik kule dışında ,(Campo dei Miracoli) gotik katedral Duomo di Pisa  ,  St. John Vaftizhanesi bulunuyor, bu eserlerin tamamı Unesco Dünya Mirasları listesinde koruma altına alınmış durumda.

Pisa kulesinden devam eden yol boyunca görebileceğiniz tipik turistik gösteriler, şirin dükkanlar var.

Tüm italya’da ve Avrupa şehirlerinde olduğu gibi burası da çok iyi korunmuş bir tarihi doku var hatta biraz da farklı bir havası var yüzyıllar öncesini hissedebiliyorsunuz burada.

İnsanların çevreye ve diğer insanlara saygısı yine dikkat çekici.Yaratıcılık her alanda kendini gösteriyor. Sanatçı iseniz sanatınızı gösterek para kazanabiliyorsunuz .

Veya tabiki dikkat çekerek…

Pisa kulesini görmeye gelen turistler , kule ve mucizeler meydanını gördükten ve fotoğraf çektirdikten sonra hemen ayrılıyorlar. Oysa bizim gezintimiz bölgönin tarihi dokusunu yansıtan ve kesinlikle görülmeye değecek olan Piazza deiCavaleri (Şövalyeler Meydanı ) ve sonrasında Arno nehri kıyısındaki Lungarni ( Pisan Lungarnos) ile devam ediyor.

Meydanının dokusu ruhu halen şövalyeleri hatırlatıyor diyebilirim , beni en çok etkileyen ve ilk kez gezme fırsatı bulduğum diğer bir yer ise Lungarni

Meydandan herhangi bir sokağa girdikte birbirinden ilginç yapılarla dokusu ve güzelliği bozulmamış bina ve sokaklarla karşılaşıyorsunuz ve tüm sokaklar Arno nehrine çıkıyor.

Lungarni , tarihte şehrin en önde gelen asilzadelerin yaşadığı bölge imiş , buradaki evleri görünce bunu hemen hissedebiliyorsunuz.

Lungarni , dışında zamanı olanlar için bölgede mutlaka görülmesi gereken  Santa Maria della Spina Kilisesi, Dante’nin İnferno adlı eserinin yer aldığı Saat Sarayı, sanatın ve tarihin muhteşem bir birleşmesi olan Opera del Duomo Müzesi, Carovana Sarayı , Sinopie Müzesi de bulunuyor.

Biz , yeterli zamanımız olmadığından gezemiyoruz. Gemiye dönmek üzere ve maalesef hızlıca PİSA ‘dan ayrılıyoruz.

Bu yorucu ama bir o kadar da keyifli bir  günün ardından gemi’ye vardığımızda hemen hazırlanıyoruz. Çünkü gündüz karada yapılan gezintiler  kadar gemi akşamlarını yaşamak bir o kadar keyifli.

Şimdi akşam yemeği öncesinde geminin lobby bar’ındaki güzel müziğe kulak verelim

Ertesi gün Fransa kıyılarına muhteşem Fransız Rivierasına varmış olacağız,

Oraları anlatmak için şimdiden sabırsızlanıyorum,

Haftaya görüşmek üzere,

Published by

nerminyurtoglu

www.nerminyurtoglu.com www.nytmco.com