BİR OKYANUS,YÜZLERCE ADA, BİNLERCE MUTLULUK: MALDİVLER

Hayat bir yolculuk ve bu yolculukta karşılaşacağınız süprizler bazen sizin hayal bile edebileceklerinizin çok ötesine geçebiliyor.

 Anantara Hotels Nermin Yurtoğlu

Anantara Naladhu Private Island

 

Bu kez hayatın bana sunduğu en güzel süprizlerden biri, dünya’nın en özel tatil destinasyonlarından biri olan Maldiv adalarına ve yine dünya’nın en iyilerinden olan Anantara otellerine gerçekleştirdiğim rüya seyahat oldu ve bu seyahati bir solo tatilci, bir otel profesyoneli ve de bir seyahat yazarı gözüyle aktaracağım.

Safir mavisi deniz, pudra beyazı kum adacıkları

Hem de alabildiğine..

Sanırım uçakla süzülürken gözlerimin gördüğünü en iyi bu şekilde tanımlayabilirim;

 

Yani Maldiv adalarını.

 

Maldive Adaları -Qatar Havayolları

Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint okyanusunda 26 farklı atoll’de ( mercan kayalıkları kum adacıkları topluluğu ) yer alan 1.192 adadan oluşan bir devlet. Hindistan’ın güneyinde ve Sri Lanka’nın yaklaşık 750 kilometre güneybatısında yer alıyor.

 

Maldiv adalarının çoğunluğunun volkanik patlamalar tarafından oluştuğu varsayılıyor.

Eğer Maldivleri henüz görmediyseniz elinizi çabuk tutmanızda fayda var çünkü yakın gelecekte adaların sular altında kalarak yok olacağı söyleniyor.

Bununda en büyük nedenlerinden biri olarak iklim değişikliği gösteriliyor nitekim iklimin ısınması adanın temel jeolojik yapısını oluşturan mercan dokusu için en büyük tehlike.

 

Müslüman olan ada halkının geçim kaynağı balıkçılık. Ada halkı oldukça sıcak kanlı ve yardımsever. Ada’nın resmi dili Dhiveli olarak belirtilsede adalarda ağırlıklı olarak ingilizce konuşuluyor.

Maldivlerde adalar ikiye ayrılıyor. Yerel halkın yaşadığı adalar ve resort adalar.. Dhagathi ve Himmafushi balıkçı adaları diğerlerinde ise yaşam turistik resortlar olarak kurgulanmış.Resort adalar, etrafını en fazla yarım saatte gezebileceğiniz büyüklükteki kara parçaları. Her adanın üzerinde bir resort otel olduğunu düşünebilirsiniz.

Bu şekilde yüz civarında ada var Maldiv’lerde. Üzerinde hiç hayat olmayan adalarda var ancak bu adalar yine resortlar tarafından piknik gibi etkinlikler için kullanılıyor

 

Maldiv’lerde hava sıcaklığı tüm yıl stabil olsada tropik bir iklime ve Hindistan’a olan yakınlığından dolayı muson yağmurlarından etkilendiğini göz önünde bulundurarak seyahat etmek isteyenler için için en iyi dönemin Kasım dan Nisan ayına kadar olan aylar olduğunu belirteyim..

 

Maldivler , Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor pasaportunuzun olması yeterli. Vize almanın ne kadar sıkıcı ve pahalı bir süreç olduğunu düşünürsek bu tek başına bile gitmek için iyi bir neden.Maldivler ile aramızda 2 saat fark var . Türkiye 2 saat geride.

 

Ulaşımda konfor önemli

Maldivlere ulaşım için belli başlı havayolları mevcut. Benim tercihim geniş koltuk avantajı, servisi ile çok kez yılın ödüllü havayolu seçilen Qatar Havayolları ile oldu.

 

Qatar Havayolları

 

Qatar Havayolları Maldivler destinasyonunda çok güçlü ve ekibide muhteşem!

Biletimin rezervasyon aşamasından itibaren Qatar havayolları ofis ekibinden uçağın içindeki ekibe kadar herkes inanılmaz derecede hızlı ve güzleryüzlü. Çok iyi bir hizmet aldığımı belirtmeliyim.

Qatar Havayolları ile uçarken uçağın içinde Süper Wi-Fi hizmeti olmasıda Qatar markasını diğer havayolu şirketlerinin bir adım önüne taşımış çok yerinde bir hizmet olmuş öyleki yolculuk nasıl geçti anlamadım. İnterenet bağlandım mesajlarıma baktım instagrama fotoğraf yükledim. Qatar Havayollarını bu hizmeti için özellikle tebrik ediyorum.

Uçak içinde sunulan menüler lezzet ve çeşitlilik bakımından diğer uluslararası havayolu firmalarında göremeyeceğiniz kadar iyi.

 Ayrıca Qatar Havayollarının uçuş saatleri ve Sabiha Gökçen ‘den uçuşun bulunması nedeniyle de avantajlı .

Qatar Havayolları 4 saatlik Istanbul-Doha uçuşu ardından 1 saat 20 dakikalık kısa bir beklemenin ardından 4 saat 30 dakikalık Doha – Male uçuşu ile Maldivlere ulaşmanızı sağlıyor.

Doha Havalimanı

 

Doha Havalimanı

CENNETE VARIŞ

 Maldiv havalimanı

Male havaalanına indiğiniz anda hangi mevsimden hangi ülkeden gelirseniz gelenin o tropik tatil havası sizi hemen kucaklıyor. Yorgunluk diye birşeyiniz kalmıyor heyecanınız artıyor ve yüzünüzde kocaman bir gülümseme beliriyor.

Lüks, konfor ve sadeliğin buluştuğu müthiş bir marka ; Anantara Hotels, Resorts& Spas…

 

Anantara Hotels Resorts & Spas

5 gün sürecek olan Maldiv seyahatimde, dünyanın en iyi otel zinciri olarak kabul edilen bol ödüllü Anantara zincirine bağlı lüks otellerde konaklayacağım.

ilk durağım Naladhu Private Island olacak . Naladhu’da konaklarken zincirin diğer 2 oteli olan Anantara Dhigu ve Anantara Veli’yi de görebileceğim.

Sonrasında ise deniz uçağı ile Anantara Kihavah’a geçeceğim.

Male havalimanında valizlerimi aldıktan sonra çıkışta Naladhu Private Island ‘tan beni karşılayacak birini arıyorum ve karşımda elinde ismim yazılı bir karılama panosu ve sıcacık bir gülümseme ile ‘Maldivlere ve Anantara Naladhu Private Island ‘a hoşgeldiniz diye bekleyen bir görevli belirleniyor. Birlikte havalanı içinde otel misafirleri için özel olarak ayrılan özel bir lounge’una alınıyorum.

Burada otel ile ilgili bilgilendirme alıyorum, wi-fi şifresinden bundan sonraki süreçte neler yapacağımızla ilgili ne gerekiyorsa herşeyin cevabını burada alıyor otele gitmek için yola koyuluyoruz.

Benimle birlikte lounge ta bekleyen farklı misafirlerde var.

10-15 dakika sonra hep birlikte havaalanından çıkıyoruz. Ve otelimize transferimizi sağlayacak yine otele ait tekneye geçiyoruz.

Oldukça lüks bir sürat teknesinde yine sıcacık ve huzur dolu bir hoşgeldiniz beraberinde serinlemek için sunulan ıslak havlu ve su ile karşılanıyoruz. Tekne ile Male den ayrılılıp otele doğru yola çıkıyoruz. Ancak tekne o kadar hızlı ki ayakta ve güvertede durabilmek mümkün değil ve bu sırada ilginç bir şey oluyor:yağmur başlıyor.

 

Şaka değil Maldiv’lere geldiğim ilk gün yağmur yağıyor! Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum ama yine de üzerinde fazla düşünmeden her haliyle seyahatimin ilk günün keyfini çıkartmak istiyorum.

 

Anantara Naladhu Private Island

Misafir Karşılama

Tekne ile en fazla yarım saat süren bir yolculukla otelimiziniskelesine ulaşıyoruz.

Burada her bir misafire özel yapılan müthiş bir karşılama ritüeli söz konusu. Resort Müdürü ve tüm ekip yöresel müzik ve alkışlarla sizi karşılıyorlar, ve odanıza kadar kadar yollarınıza güller döküyorlar!

 

 

 

En güzel ada ; NALADHU PRIVATE ISLAND

Cennetin ortasında özel bir yer burası. Adım attığınız ilk andan itibaren isminin anlamının neden ‘ güzel küçük ada’ demek olduğunu da anlıyorsunuz.

Güney Male Atoll bölgesinde bulunuyor. Avrupalı lüks segment turistin ilgi gösteriği bir bölgede.

Dünya’nın en iyi oteller zincirlerinden olan Anantara grubuna bağlı 6 yıldızlı Naladhu Private Island’da koloni stiliyle dekore edilmiş sadece 19 özel havuzlu villa ( villalar Beach ve Ocean olarak ayrılıyor) bulunuyor. 24 saat House Master yani buttler hizmeti , özel yemek ve kişiye özel spa hizmeti , cooking class, yoga ve meditasyon ilk göze çarpan ayrıcalıklarından.

Tabiki muhteşem villanızdan çıkmak isterseniz.

 

House Master’ım Aslaam konaklayacağım villa’ya kadar eşlik ederek villa hakkında kısa bir bilgilendirme yapıyor.

Anantara Naladhu Private Island Ocean View Villa

Otelde resepsiyon ve C/In işlemi gibi prosedürler yok .Konakladığım sürece hemen her konuda bana yardımcı olmak üzere House Master Aslaam’a ulaşabilmem için bir cep telefonum var.

Ocean view villa hem sade hem konforlu hem de doğaya uyumlu. Etrafta gözünüzü rahatsız edecek hiçbir şey yok gözünüzü yoracak şatafatta.

 

NY&Co Anantara Programı
Anantara Naladhu Private Island

 

Ashaam dinlenmem için odadan ayrılıyor ve bende kendimi villamdaki sonsuzluk havuzuna atarak atıyorum. Karşıda okyanus var. Müthiş bir duygu.

Maldivlere gelmişken elbette o akvaryum gibi turkuaz denize girmeden olmaz . Villanın bir tarafı okyanusa bakıyor. Diğer tarafta ise kısa bir path way le yine villaya özel sahil, şezlonglar ve özel kabin bulunuyor. 

Naladhu Private Island’ta konaklayan ‘seçkin’ misafirler diledikleri zaman yine Anantara grubuna bağlı Anantara Dhigu ve Anantara Veli resortlarına geçip oradaki aktivitelerden de faydalanabiliyorlar. Ancak bu diğer adalarda konaklayan misafirler için geçerli değil sadece Naladhu’nun seçkin misafirlerine sağlanan bir ayrıcalık.

 

Ben iş amaçlı bir ziyaret gerçekleştiriyorum ve bu nedenle kısa sürede bu özel oteli ve gruba bağlı diğer 2 kardeş oteli görebilmem ve aynı zamanda sunulan özel hizmetlerden de faydalanabilmem için müthiş bir program hazırlanmış.

 

Geldiğim gün odamın keyfini çıkartmam ve birazda dinlenebilmem için akşama kadar müsaitliğim var ancak akşam itibariyle müthiş program başlıyor.

Akşam Sea.Fire.Salt restoranda yemeğe davet ediliyorum.

 

Sea.Fire.Salt Anantara Dhigu ‘de bulunuyor. Trip Advisor gibi yorum siteelrinde bölgenin en iyi restoranı olarak 1. sırada yer alıyor.

 

Otele ait tekne ile 3 -4 dakikada restoranın bulunduğu yere geçiyoruz.

Ortam menü, servis gerçekten müthiş!

 

Naladhu Private Island, 3 yıldır Hint Okyanusundaki en iyi resort’u ünvanına sahip aynı zamanda lüks seyahat mecrası Conde Nast okuyucuları tarafından 2019 yılında dünyanın en iyi 10 resort’undan biri seçiliyor.

 Cennette kahvaltı

Anantara Naladhu Private Island

Anantara Dhigu Maldives, Balayı adası olarak bilinen Maldivlerde ailelerinde unutulmaz bir tatil geçirebileceklerini gösteren harika bir yer.

 

Oldukça da büyük zaten 110 beach villanın konumlanması ve oldukça uzun bir bir resort olması nedeniyle Dhigu adını almış.

Lüks villalar ve bozulmamış doğa safir renkte bir denizin yanısıra aileler , arkadaş grupları için müthiş olanaklar sunuyor.

Surf okulu, aquafanatic su sporları merkezi,elbette dalış merkezi inanılmaz. Maldivlerin zararsız köpekbalıklarını gözlemleyebileceğiniz şnorkel dalış imkanı harika.

Çocuklar için babysitting hizmeti çocuk kulübü,villalarınızın önünde sizi bekleyen bisikletlerinize kadar herşey düşünülmüş.

Anantara Dhigu’da 9 farklı restoran bulunuyor.

 

Anantara Veli Maldives, Balayı ve özel kutlamalar için gelecek olan çiftleri bekleyen yine ‘adult only’ bir resort.

 

67 adet ‘Over Water’ ve de ‘ Beachfront ‘ Bungalow bulunuyor.

Açık hava sinemasından, Coral adoption (Mercan sahiplenme) programına , yine Anantara markasına ait 18 metrelik yat kiralayarak çevreyi gezme aktivistesinden, Yoga meditasyona , Sundari ayurvedik spa ‘ya kadar çok özel hizmetler sunan bir yer burası.

 

 

Maldiv’lerde gün batımında FISHING,

 

Anantara ‘da konaklamanız süresince özel hazırlanan pek çok aktivitelerede katılma ve deneyimleme şansınız oluyor.

 

Bunlardan biride fishing,

 

Otele ait tekneyle birlikte açılıp profesyonel balıkçılarla Hint Okyanusunda oltalarla balık avlayabiliyorsunuz.

Sadece fishing değil okyanusa açılırken gördüğünüz müthiş doğa, gün batımı , ve elbette tutkunlarının çok iyi bildiği oltanın belık beklerken verdiği huzur stresten uzaklaşma o kadar güzel tecrübeler ki..

Tekne de benimle birlikte otelde konaklayan misafirlerde vardı. Herkes günün sonunda birşeyler yakaladı ben de öyle ancak bunun sadece eğlence olarak kalmasını istediğimden yakaladığım balıkları anında okyanusa yani yuvalarına geri gönderdim.

 

Doğum günü kutlamaları başlasın!

 Anantara seyahatimi benim için unutulmaz kılan unsurlardan biri de doğum günüm olan 12 Kasım’da bu cennet gibi adada olmak oldu.

 

Haliyle burası en iyi hizmeti sunan misafirleri merkeze alarak onların mutlu olması için herşeyi her türlü ayrıntısına kadar düşünen bir hizmet anlayışı söz konusu olunca yapılan süprizler, kutlamalar benim için yeni yaşıma harika bir giriş yapmama neden oldu.

 

İlk kutlama Anantara Naladhu Private Island’da bembeyaz kumların üzerinde hazırlanan oldukça romantik bir masada yapılan kutlamaydı. Odaya girdiğimdeki süpriz ise oldukça ince düşünülmüştü.

 

 

ANANTARA KIHAVAH

 

Anantara NaladhuPrivate Island’ta rüya gibi geçen 2 gecenin ardından , Baa Atoll’da yer alan Anantara Khiavah’a geçiyorum.

Deniz uçağına yıllar önce Bali adasından Mojo adasına geçerken binmiştim. Korkunç olduğunu düşünen var mı bilemiyorum ancak ben tecrübeli olduğum için heyecanla bekliyorum çünkü bence deniz uçağı harika bir deneyim.

 

Ancak buradaki kadar özel bir hizmet alacağımı gerçekten bilmiyordum.

Anantara Kihavah Maldives

 

Maldive airlines’a ait deniz uçağı için Male’den özel bir araçla uçağın kalkış yapacağı alana geliyoruz. Burada yine Anantara Kihavah’a ait özel VIP launch’ta beklemeye alınıyoruz. Uçağımız geliyor ve müthiş bir manzara eşliğinde uçağın penceresine yapışmı olarak sürenin ne kadar hızlı geçtiğini anlamadan yaklaşık 45 dakika süren bir yolculukla bu çok özel resort adanın yakınına iniyoruz.Uçak tesise tam olarak yaklaşmıyor .Buradan yine tekne ile adaya ulaşıyoruz.

 

 

Adaya Varış

 

Anantara Kihavah’a gelişte yine müthiş bir karşılama bizleri bekliyor.

 

Anantara Kihavah, UNESCO tarafından koruma altına alınan Biyosfer rezerve üzerinde bulunuyor. Yani konumu ve doğası itibariyle oldukça önemli bir yerde bulunuyor.

 

Adaya ulaştıktan sonra konaklayacağım villaya bugyy ile Home Master’ım ile birlikte gidiyoruz.Bu arada bana çevre ve resort ile ilgili kısa bilgiler veriyor.

Villa’ya geldiğimizde yine beni harika bir süpriz bekliyor.

 

House Master’ım ile konaklayacağım 3 gün boyunca bana özel hazırlanan programın üzerinden geçiyoruz. Program harika görünüyor.

Biraz dinleniyorum ve akşam otel ekibiyle konaklayan misafirlere özel verilen davete katılmak için hazırlanıyorum.

 

Davet Sky Bar da veriliyor.

Manzara ve ikramlar müthiş. Mekan gerek mimarisi ,konumu ile müthiş.

Bu müthiş ‘karşılama’ sonrası, cennetten gökyüzüne açılıyor, programımda gördüğüm andan itibaren çılgınca merak ettiğim ‘stargazing with the SkyGuru at the overwater observatory ‘ bölümüne geçiyoruz.

 

Siz de ilk okuduğunuzda benim kadar şaşırdığınıza eminim!

Evet, Anantara Khivah ta Maldivlerin ilk su üstü rasathanesi ( over water observatory) var ve bölgenin en güçlü teleskopu ile gökyüzünü gözlemleyebiliyorsunuz.

 

 

Tamda dolunay’ın olduğu bu akşam Sky Guru ‘ bize galaksimiz, diğer galaksiler evrendeki durumumuz ışık yılı , derken müthiş bir sohbet ile birlikte teleskop’un olduğu odaya davet ediyor. Öncelikle Dolunay’ı ve yıldızları gözlemliyoruz.

 

Bu deneyim Maldiv’lerde başka hiç bir resort adada yaşayabileceğiniz birey değil. Müthiş! Hepimiz merakla saatlerce sorular soruyor gökyüzünü keşfe koyuluyoruz. En son ne zaman bu kadar heyencanlanmıştım hatırlamıyorum!

Anantara’da olamaz diye birşey yok herşey mümkün!

Sky Guru ile Dolunay’ı gözlemliyoruz

 

 

Bu büyüleyici deneyimin ardından özel olarak verilen yemek daveti için FIRE restorana geçiyorum.

 

Balance Wellness

 

 

Ertesi sabah hafif ve sağlıklı bir kahvaltı sonrası, Anantara zincirinin yine bolca ödüllü Wellness markası ‘Balance‘ a tabiri caiz ise kendimi bırakıyorum.

 

Burayı ‘Balance’ ismi kadar iyi tanımlayacak başka birşey bulamıyorum;

Beden ve zihin uyumunun sağlanması için yapılan bakımlar, masajlar, rüya gibi bir ortam ve güzleryüzlü bir o kadarda profesyonel hizmet..

Burası ayurvedik ritüeller ile birlikte sizi şehir hayatının günlük stresi, sıkıntıları bedeniniz kadar zihninizin de arınması için bir yolculuğa çıkartıyor.

 

Masajların yanısıra 3 günlük, 5 günlük, veya haftalık Detox ve Longevity programları sunuyor. Masaj ve programların yanısıra Wellness in ayrılmaz bir parçası olan Yoga için çok farklı programlar sunuluyor. Örneğin Maldivlerin ilk ve tek Aerial Overwater Yoga deneyimi Anantara Kihavah ‘ta bulunuyor.

 

Bu seyahatim oldukça kısa süreceği için bu kez maalesef çok istememe rağmen bu programları alamıyorum ancak Bunca ödülün sebeplerinden biri olan ‘ Kihavah SignatureHealing Masaj’ ile kendimi tam anlamıyla şımartıyorum.

 Anantara’da Kihivah’ta Düğün

Her ne kadar Maldivlerde nikah ların hukuksal anlamda bir geçerliliği olmasada burada gerçekleştirilen rüya düğünleri hepimiz biliriz.

Anantara bu konuda da çok başarılı.Oteli gezerken şans eseri rastlayıp sonuna kadar dahil olduğum güzel mi güzel ufak bir nikah seromonisi oldu

 

Anantara ‘da Gastronomi Yolculuğu

Genel olarak Maldiv adalarında mutfak kültürü tahmin edeceğiniz gibi okyanus ve deniz mahsulleri ağırlıklı.

Uzakdoğu ,ülkeye en yakın komşu olan Sri Lanka ve Hint yemek kültüründe olduğu gibi baharatlar, soslar, Maldiv mutfağında sıkça görülüyor. Hindistan cevizlerinden yapılan her türlü yemek, tatlı ve içecekler sofralarda hayli fazla yer alıyor.

 

Dünya’nın en iyi otel zincirlerinden olan Anantara’nın Maldiv adalarında yer alan Naladhu Private Island, Anantara Dhigu ve Anantara Khivah ‘ta bulunan çok özel restoranlarında ise bu lezzetleri tadımlamak ise bambaşka bir deneyim tam anlamıyla bir yolculuk.

 

Bu ‘culinary experience journey’ size ince düşünülmüş lezzetleri yazılmış bir menü üzerinden sunmayı değil -once in a lifetime- yaşanabilecek bir deneyim sunmayı amaçlıyor.

 

Anantara ‘da kaldığım süre içinde sadece her gün odama tazelenerek bırakılan complimentary atıştırmalıklar bile ayrı bir yazı konusu olmayı hakederken ben olabildiğince özetleyerek unutalamaz dedirten bir kaç özel restoranı ve menüyü anlatmaya çalışacağım

 

SEA.

Anantara Kihavah

The World’s first underwater wine cellar and restaurant.

 

Dünya’nın ilk su altı ‘kiler’i ve Maldiv’de bir, dünyada ise sadece bir kaç tane olan sualtı restoranı ,Sea .

Sadece hayal edebileceğiniz bir yer iken görüp deneyimlemek kendi adıma müthiş bir duygu oldu.

Akvaryumun içinde yemek yiyor içkinizi yudumluyorsunuz hissi.

 

Çepeçevre bir cam ve okyanus manzarası . Safir renkli bir okyanus binlerce mercan balığı siz yemek yerken yanınızdan geçiyor .

 

Zaten etrafınızdan geçen birbirinden muhteşem deniz canlılarını seyretmekten birşey yiyemiyorsunuz. Ancak menü de tam parmaklarını yedirten cinsten.

 

Benim tercihim başlangıç olarak Grab Tian, ana yemek olarak Biftek oldu. Tatlıyı atlamadım ve önerilen Chocole Musee ‘yi denedim.

 

Hepsi mükemmeldi.

Degüstatörünüz (Vine Guru)eşliğinde dünyanın 25 farklı ülkesinden 450 özel şarabı tadımlamak ki içlerinde nadir bulunan vintage şişelerde sunulan içkilerinizi yudumlayabilirsiniz.Bu arada girişte Don Perignon ile karşılandığımı da belirtmek isterim.

 

 

FIRE

 

Anantara Kihavah

Japanese Restaurant

 

Suyun üstünde akrobatik yeteneklerle donatılmış usta şeflerin en etkileyici şovları eşliğinde mükemmel lezzetleri tadacağınız bir Japon Restoranı FIRE.

 

Başlangıç olarak imza yemekleri olan sushi ve taze sashimi ile yapabilirsiniz.

Sonrasında denizden henüz çıkmış olan bir istakoz veya Wagyu Steak tercih edebilirsiniz. Tatlınızı unutmayın.

 

SPICE

Anantara Kihavah

Asian Cuisine

Asya mutfağı denilince ilk akla gelen Tayland, Vietnam, Hindistan, Endonezyave Çin mutfaklarının özel reçeteleriyle , pişirme teknikleriyle hazırlanan menüsü ile eşine henüz ratlamadığım özel bir restoran SALT.

 

Elbette özel Himalaya tuzu, curry ve sosları, noodle ve pirinç eşliğinde hazırlanıp masanıza getiriliyor. Dünyada bu kadar fazla tuz çeşidimi var diye düşünmeden edemiyorsunuz. Maldivelere özel baharatlı tuzu mutlaka tatmanızı öneririm

 

Tüm bu lezzetler hazırlanırken siz su üzerinde muhteşem gün batımına karşı içkinizi yudumluyor ve açık mutfaktaki sanatsı ekip gücüne göz atıyorsunuz.

 

SKY

Anantara Kihavah

 

Gökyüzünü bu kadar iyi gözlemleyebileceğiniz yıldızların altında muhteşem bir gün batımı eşliğinde içkinizi yudumlayabileceğiniz harika bir lounge Bar SKY.

 

SEA FIRE SALT

Anantara Dhigu

Bölgenin en iyi restoranlarından. Manzara harika. Benim yemek yediğim akşam denizin ortasında bir çift evlilik teklifi için özel bir bölümde yemek yiyorlardı. Maldivlere evlenme teklifi yapmak üzere gidiyorsanız bu tür özel hizmetlerinde olduğunu bilmekte fayda var.

Maldivlere özgü balık çeşitleri ,istakoz ve karides menünün olmazsa olmazlarından.

Et genel olarak Avusturalya’dan ithal ediliyor ancak pişirme şekli çok iyi.

Alev Izgara,tandoori, tavada sote veya odun ateşinde fırında pişirme alternatifleri var.

Burada dikkat çekici olan tuz çeşitliliğinin çokluğu.

 

Hatta Salt Guru size hangi yemekle hangi tuzu kullanmanız gerektiğini anlatıyor.

 

Vejetaryen iseniz menüde sizin içinde çok farklı seçenekler var.

 

LIVING ROOM

Anantara Naladhu Private Island

 Fusion Cuisine

Bembeyaz kumların üstünde turkuaz denize bakarak kahvaltı yapabileceğiniz akşamda modern füzyon menüsüyle yeni nesil mutfak lezzetlerinin en iyisini bulabileceğiniz benim favori restoranlarımdan biri oldu Living Room.

 

Kahvaltı seven biri olarak ilk kez denediğim herşeye bayıldım. Hindistan cevizi suyu ve yine (coconut) Hindistan cevizinden yapılan reçel favorim oldu.

 

Akşam yemeğinde fine dining bir restoran olan Living Room ‘un Executive şefi Jarno Van den Broek tüm masaları dolaşıyor ve misafirlerle sohbet ediyor.

 

 

Akşamın sonunda doğum günü kutlamam gerçekleşiyor.Unutulmaz bir anı olarak Living Room 2019 yılı anılarımın baş köşesinde yerini alıyor.

 

 

Sadece 5 gün kalıp 2 farklı yerde konakladığım Anantara zincirinde dünya mutfaklarının en iyi örneklerinin en seçkin menülerinin yer aldığı menüleri tatma fırsatım oldu.

Lüks otel zinciri olmak ve beğenisi gusto’su yüksek misafire hizmet vermenin hiçte kolay olmadığını çok iyi bilen bir profesyonel olarak gastronomiye olan ilgimi de göz önüne alarak söylemek istiyorum ki bu kadar özel menünün hazırlanması sunumu ve bununla birlikte hizmet’ten sunuma ambianstan müziğe bu işin bu kadar mükemmel yapılıyor olabileceğine buada inandım. Her şey kusursuzdu. Umarım Istanbulu çok seven biri olarak bizde otellerimizde günün birinde bu kadar güzel ve farklı dünya mutfaklarını bulabileceğimiz mekanlara sahip oluruz.

 

 

 Anatara Hotels Resorts &Spas Hakkında

Life is a Journey’ sloganıyla Tayland, Kamboçya, Çin, Endonezya, Maldivler, Mozambik, Umman,Portekiz, Sri Lanka,Katar,Birleşik Arap Emirlikleri,Vietnam, Zambia olmak üzere Dünya’da 17 den fazla ülkede bulunan ve Conde Nast, Travel+ Leisure Forbes Travel gibi en seçkin seyahat mecralarının okuyucuları tarafından her yıl ‘dünya’nın en iyisi’ seçiliyor
Sanskritçe anlamı ‘without end’ – sonsuzluk olan Anantara Hotels, Resorts&Spa hemen hemen her yıl tüm uluslararası ödüllerde en iyi otel markası seçiliyor. 2019 yılında diğer uluslararası ödüllerin yanısıra, dünyanın en prestijli seyahat dergisi olan trendleri belirleyen Conde Nast Traveller Reader Choice tarafından 21 ödülü birden toparlayarak, en fazla ödül alan ve iyinin en iyisi seçilen bir otel, resort ve spa markası oldu.
Yine aynı şekilde 2019 yılı içinde US Travel +Leisure okuyucuları tarafından en fazla katogoride ödülleri toparladı ve dünyanın en iyi otel markası (very best hotel brands in the world) olmaya hak kazandı.

NY&Co, Anantara markasının Türkiye’de Worldwide Prefferred Partner firmasıdır. Anantara Hotels ile ilgili detaylı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için http://www.nytmco.com ‘u ziyaret edebilir veya 02122363061 arayabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÖNÜLLER ŞEHRİNE YOLCULUK

İKONİON ‘dan KONYA’ya..

İkonion’mu ? dediğinizi duyar gibi oluyorum.. Evet,eski adıyla İkonion yani Konya.

Bu kez, uzunca bir süredir görmeyi çok ama çok istediğim gönüllerin ve Hz.Mevlana’nın şehri Konya’dayım.

‘Konya’ adı ile ilgili olarak anlatılan pek çok efsane var. Özellikle birini duyduğumda hayli ilgimi çekmişti hatta ‘ne alaka? demiştim çünkü bu efsane Medusa’yı öldüren Perseus ile ilgili. Perseus yani Zeus’un oğlu, Medusa ise bilmeyenimiz yoktur baktığı herkesi taşa çeviren saçlarında yılanlar oynaşan kadın. Efsaneyi bilmeyenler için kısaca anlatayım;

Medusa çirkin ve ve canavar değil aksine olağanüstü güzelliğe sahip bir genç kızmış. O kadar çekici imiş ki bu güzelliği sadece ölümlülerin değil tanrılarında ilgisini çekmiş.Bu güzellik başına bela olmuş ve kutsal yasayı çiğneyerek çoktan beri ona hayran olan denizler tanrısı Poseidon ile Athena’nın tapınağında beraber olmuş. Athena kendi tapınağında gerçekleşen bu saygısızlığa ve elbetteki kıskançlığında etkisiyle affetmemiş ve güzel Medusayı bir canavara çevirmiş.Bu canavar Toros dağlarında yaşamaya ve sık sık kente inerek  halkı öldürmeye başlamış . Öyle ki kent halkı bir kahramanın çıkarak bu bu canavarı öldürmesini bekliyor olmuş. Bu kahramanlığa Zeus ‘un oğlu Perseus yani aday olmuş ve kıskançlığı bitmeyen Athena’nın da desteğiyle Medusa’nın başını keserek halkı bu canavardan kurtarmış.

Halk bu kahramana duyduğu minnettarlığı şehrin dörbir yanına onun ikonlarını dikerek göstermiş..

Evet işte bu şehir bu ikonlardan dolayı ikonion yani Konya .

Efsaneler bir yana M.Ö 7000 yılına kadar dayanan geçmişi ile insanlık tarihinin ilk yerleşim merkezlerinden olan  ve tarihi süreçte pek çok medeniyetin izlerini taşıyan Konya, gerçekten bir müze şehir .

Bizans’ın Selçuklu’nun ve Osmanlı İmparatorluğunun gözbebeği bu şehiri gezerken çok etkilendim.

Anadolu Selçuklu’ya 200 yıl başkentlik yapmış bu özel kent sadece konumu- ipekyolu ve Çatalhöyük -ile değil Türk-İslam tarihi boyunca dünya’nın en önemli bilim, kültür ve sanat merkezlerinden biri olan Konya’yı yücelten değerler sadece bunlar değil Aleddin Keykubat, Karamanoğlu Mehmed Bey, Sultan II. Selim, Nasrettin Hoca, Yunus Emre, Molla Fenari ve nihayet  Şems-i Tebrizi ve Hz Mevlana Celaleddin-i Rumi gibi çok önemli ilim üstadının burada yaşamış olması da özellikle önemli ve de değerli.

Tüm bu eşsiz özelliklerinin yanısıra bugün Konya kuşkusuz dünya’da tasavvuf felsefesinin  hoşgörü ahlakın bir sembolü olarak bilinen Mevlana Celaleddin Rumi ile tanındı ve onunla birlikte anılarak haklı ününe kavuştu.

Konya’yı ziyaret etmemdeki en büyük etken olan Hz Mevlana’yı Mesnevi’sini Tasavvuf ilmini,Sufiliği bu seyahatimle veya okuduğum kitaplar üzerinden anlatabilmem mümkün değil elbette ancak kalemimin ve yerimin elverdiğince de bahsetmek istiyorum

Muhammed Celaleddin 30 Eylül 1207 yılında Afganistan sınırları içindeki Behl şehrinde doğmuş sonrasında ailesi ile Moğol baskınlarının ve de önce Mekke ye sonrasında Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat ın ısrarlarıyla Selçuklu Devletinin başkenti Konya’ya göç etmişler.

Mevlana, isim olarak önderimiz rehberimiz anlamına geliyor bunun yanısıra Rumi (Anadolulu ) ve Hazreti Pir isimleriyle de anılan Hz Mevlana sufi kimliği ile tüm dünyada tanınan bu büyük bir alim Hamdım, piştim, yandım’ dedikten sonra yani olgunluk çağı olarak nitelendirilen dönemde büyük eseri Mesnevi’yi* yazmaya başlıyor.

İlk 18 beytini bizzat kendisi yazarak bitiriyor ve bir gün müritlerinden Hüsamettin Çelebi ‘bizimde eğitici bir kitabımız olsaydı herkes bunu okuyacak ve ilahi gerçekleri ilk elden öğrenecektik dediğinde Mevlana bu 18 beyti kendisine uzatıyor ve ‘Ben başladım ,gerisini sen yazarsan ben söylerim’ diyor.

HzMevlana Türbe ve Müzesi

Ve böylece 25000 beyitten oluşan 6 ciltlik tasavvuf ve kelam öğretilerini taşıyan ‘Dinle’ diye başlayan müthiş kaynak eser Mesnevi ( Dünyaca bilinen isimleriyle The Masnavi – Masnavi-ye Ma’navi ) 10 yıl süren bir çalışmayla tamamlanır.

 Mevlana Müzesi

‘Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.’

Mevlana Celaleddin Rumi

Konya’ya ilk kez gelen biri olarak tabii ki ilk görmek istediğimiz yer Mevlana Müzesi oluyor neyseki otelimiz o kadar güzel bir konumdaki müzeile bahçelerimiz yanyana ve biz bu durumun avantajıyla hemen mevlana müzesine gidiyoruz.

Mevlana müzesi ve türbesinin olduğu alan Selçuklu’lar devrinde sarayın gülbahçesiymiş .Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat tarafından Mevlana’nın babasına hediye edilen Mevlana’nın ölümünden sonra oğlu Sultan Veled’in izni ile kabrin üzerine Kubbe-i Hadra yani Yeşil kubbe yaptırılmış. Mevlana müzesi selçuklular döneminden itibaren dünya üzerindeki tüm Mevlevi dergahlarının merkezi olmuş 1926 yılından itibaren müze olarak hizmet vermeye başlamış

Müze’ye Dervişan kapısından giriliyor. Bir şeyin ana giriş kapısı olmasının yanında dervişin de girip çıktığı kapı olduğu için Dervişan kapısı denilmiş

Dervişan kapısından sonra mevlana türbesinin asıl giriş kapısı Türbe Kapısı ve bu kapıda farsça ‘buraya her kim ki eksik gelir tamamlanır ‘yazıyor .Müze de ayrıca Tilavet Odası, Kıbabü’l Aktab,Semâhâne, Mescid,Çelebi dairesi, Matbah-ı Şerif( mutfak), Meydanı Şerif ,dilek dileyek su içtiğimiz Şeb-i Arus Havuzu, Şadırvan, Derviş Hücreleri , Çelebiyan Kapısı,Selsebil gibi pek çok alan bulunuyor.

Yeşil Türbe -Mevlana

Mistik ve huzur dolu Konya’yı gezerken mutlaka görmeniz gereken yerler

Konya şehir merkezi üç ilçenin bir araya gelmesinden oluşuyor ; Selçuklu Meram ve Karatay .Mevlana müzesi ile Alaaddin tepesi arasında pek çok abide eser var bu nedenle ilk olarak mevlana müzesi ile başlamanızı tavsiye ettiğim gezinize müzenin hemen çıkış kapısının karşısındaki otelimizin de bulunduğu eski Konya evlerinde ebru çini gibi el sanatlarının icra edildiği atölyeleri gezerek devam edebilirsiniz Mevlana Müzesi’nin önündeki mevlana meydanının bir kenarında bulunan Selimiye camii ve onun yanı başında Osmanlı dönemi eseri Yusuf Ağa kütüphanesinin karşısında Aziziye camii var mutlaka gezilmeli

Aziziye Camii

Aziziye Camii den karşıya geçtiğimizde 2000 yıllık geçmişe sahip tarihi çarşı bedesteni görebilirsiniz ve burayı otantik yapısı ve de Kadınlar pazarı ile birlikte dolaşın Aziziye camiinin diğer tarafında şehrin dış kale surları üzerinde bulunan kapılardan birisinin yerine yapıldığı için adının oradan geldiği belirtilen Kapucami yer alıyor

Biraz ileride Hazreti Mevlana’nın gönül dostu Şemsi Tebrizi’nin mütevazi türbe ve cami yer alıyor

Mevlana ve Şems

Her ne zaman bu iki gönül dostunun hikayesini dinlesem okusam biraz hüzünlenirim. Konya’ya geldiğimde ise bu hikayenin yaşandığı yerleri gezerken hala bu dostluğun enerjisini hissetmemek mümkün değil.

Aslında hikaye Mevlana’nın bir gün dostlarıyla birlikte şekerci hanın önenden geçerken Şemsi Tebrizi ile karşılaşması ile başlıyor. Genç bir alim olan Mevlana Şems’in sorduğu sorulara verdiği cevaplar sayesinde tanışıyorlar. Bu soruları ve Mevlana ile Şems’in diyaloglarını hiç okumadıysanız mutlaka araştırın okuyun.

İki engin insan arasındaki bu tanışma ile tesis edilen bu dostluk maalesef Mevlana’nın müridlerinin kendilerine yeterli zaman ayıramadığı gerekçesiyle Şems’i kıskanmaları ile oldukça kısa sürer. Şems’in ilk kayboluşunda Mevlana oğlunun sayesinde Şemsi buldurur ve Konya’ya gelmesini sağlar ancak artan kıskançlık Şems’i zor duruma sokar ve bu kez gideceğim ve beni asla bulamayacaksınız demesiyle son bulur.

Şems’in kayboluşu veya kuyuya atılıp öldürülmesiyle son bulan bu kısa birliktelik günümüzde ölümsüz gönül dostluğun göstergelerindendir.

Konya seyahatimde Mevlana Türbesini ziyaret ettikten sonra hemen yakınında Şems in de türbesini görmek istedim. Ancak farklı bir yerde olan Şems in türbesini tadilat nedeniyle sadece uzaktan görebildim.

Mevlana caddesi üzerinden Alaaddin’e doğru yürüdüğümüzde sol tarafta günümüze yol seviyesinden biraz aşağıda kalan İplikçi camiiyi gördük alattin tepesine doğru yaklaştığımız da yolun sağa tarafında Merace’l -Bahreyn bulunuyor yani Hz.Mevlana ile Şems in buluştuğu-iki denizin buluştuğu yer.

Alaattin tepesi eski Konya ile yeni Konya arasında adeta doğal bir sınır gibi yer alıyor. Tepenin hemen yanında Hazreti Mevlana’nın da ders verdiği Karatay medresesi yer alıyor.

Selçuklular zamanında şehrin iç kale suları ile çevrili olan alaattin tepesinin güneyinde 20. yüzyıla kadar Müslümanlar ile birlikte yaşayan rum ve Ermeni topluluklarına ait St.Paul Kilisesi var.

Alaattin tepesinin yakınlarında yine Sırçalı medreseyi gördük ve içeriye girdiğimizde maalesef yıpratılmış olan çiniler bizi bizden aldı o kadar huzur dolu bir mekan ki keşke daha iyi restorasyondan geçirilip değerlendirilebilirse dedik.

Diğer önemli bir yer de arkeoloji müzesi oldu Arkeoloji müzesi ve yanındaki etnografya müzesinin salonlarında Konya ve Çevresine ait özellikle Çatalhöyük gibi yerlerden çıkartılan eserler çok güzel çok güzel mutlaka ve mutlaka ziyaret edilmeli.

Diğer taraftan Müzesi’nin güney cephesinde yer alan Üçler Mezarlığı tarihi Selçuklu dönemine kadar uzanan eski mezarlıklar..bizim şansımız Konyalı olan ve şans eseri tanıştığımız Musa hocanın bizi gezdirmesiydi. Onun sayesinde mezarlıkların yanı sıra pekçok peygamber mezarlıklarını da ziyaret ettik .

Mevlana kültür merkezine giden aslanlı kışla caddesi üzerinde Kurtuluş Savaşı müzesi ve Şehitliği ve de özellikle Panorama Müzesi bölgedeki mutlaka gezilmesi gereken mekanlardan.

Sema Gösterisi

Eğer sizlerde hafta sonu için Konya’ya geldiyseniz mutlaka cumartesi günleri gerçekleştirilen Sema gösterisini izleyin.

Cumartesi akşamı kaldığım otele sadece 15 dakika yürüme mesafesinde olan Konya Kültür Merkezinde gerçekleştirilen Sema gösterisi gerçekten büyüleyici idi.

Sema gösterileri maalesef turistik amaçlı olarak hemen her yerde yapılıyor ancak elbette Konya’da izlemenin etkisi diğer hiçbiriyle kıyaslanamaz.Mutlaka zaman ayırın ve izleyin.

Anadolu Lezzetlerinin özü; Konya Mutfağı

Gastronomiye ve de Türk mutfağı lezzetlerine gönül veren biri olarak Anadolu’nun merkezinde bu kadar uzun süredir pek çok farklı medeniyete merkez olmuş Konya’da Matbah veya mutfak Mevleviliğin en değerli bölümü sayılan Konya’nın lezzetlerini elbette seyahatim öncesinde hayli araştırdım.

2 gün gibi kısa bir süre kalmamıza rağmen tüm seyahatlerimde olduğu gibi Konya’da da bir turist gibi değil bölgede yaşayanların özellikle esnafın tercih ettiği mekanlara gitmeyi seçtim.

Hich Hotel in kahvaltısını kesinlikle öneriyorum

Konya iç anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen bir bölge ve bu nedenle poğaça ve simitini kesinlikle deneyin derim çok lezzetliler

Konyanın Yöresel Yemeklerini belirtmekte fayda var

  • 1- Bamya Çorbası
  • 2-Su Böreği.
  • 3-Etli Ekmek.
  • 4-Fırın Kebabı
  • 6- Sacarası
  • 7-Höşmerim Tatlısı
  • 8- Tirit
  • 9- Saç Böreği
  • 10-Kaygana

Yemek için tercih ettiğimiz mekanlar ise şöyle;

Ali Baba: Şems-i Tebrizi Mahallesi’ndeki 42 yıllık dükkân, fırın kebabı yapıyor.

 

Tiritçi Mithat: Adı üzerinde tiridiyle ünlü. Şırası ve zerdesi de çok seviliyor.

Konya Mutfağı KBB: Etli Ekmek ve Bıçakarası .Konya’nın en eskilerinden.Büyükşehir Belediyesinin olduğundan lezzetin yanısıra oldukça temiz ve güleryüzlü bir servis var. Fiyatlar ortalama olarak aynı.

Sahra Dürüm : Tüm bölge esnafı ve lokal halk buraya geliyor küçücük ve oldukça salaş .Gördüğüm en ince ve en lezzetli etli ekmekler burada fiyatlarda oldukça uygun.

Konya’nın en özel yerinde mükemmel bir konaklama HICH HOTEL

Mevlana der ki ; Bu dünyada herkes birşey olmaya çalışırken sen hiç ol!Menzilin yokluk olsun.İnsanın çömlekten farkı olmamalı nasıl ki çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise insanı ayakta tutanda benlik değil hiç’lik bilincidir.

Adıyla bulunduğu eşsiz konuma hakettiği anlamı veren Hich Hotel kuşkusuz Konya’nın en iyi oteli.

Otel sektöründe uzun yıllardır yöneticilik yapan, oldukça fazla seyahat eden ve de pek çok otelde konaklayan biri olarak söyleyebilirim ki konum, mutfak , tasarım , hizmet ve misafirperverlik olarak Hich Hotel yönetiminden ekibine bizden tam puan aldı.

200 yıllık Selçuklu mimarisine sahip evin restorasyonu yapılarak hizmet veren otelin detaylarda saklı olan ve farklılık yaratan pek çok özelliği var

*Konumu; Otelin konumu Mevlana müzesinin hemen yanı.

*Bu nedenle bahçeye dışarıdan gelen ziyaretçiler oldukça fazla çünkü Hz.Mevlana müzesi en iyi buradan görünüyor.Huzur ise kelimelere dökülemeyecek kadar fazla.

*Odaların isimleri de otelin ismi kadar özel .Zaman,Hicret,Nuh gibi isimlere sahip birbirinden farklı 13 odanın tamamının ismi 2 anlamlı yani tersinden okunduğunda farklı bir anlamı var.

* Mutfağı da kendisi kadar özel. Konakladığımız süre içinde içtiğimiz türk kahvelerinin yanında özel olarak hazırlanan Reyhan Şerbeti, zengin olduğu kadar taptaze ve lezzetli ürünlerle hazırlanan ve sunumuda göz dolduran kahvaltısı harika

* Otelin dekorasyonu öncelikle çok ince bir zevkin eseri.Kahvaltı salonu olarak kullanılan ve çok amaçlı kullanılan bölüm her detayı ayrı ayrı incelenecek kadar güzel.

*Her zaman oldukça içten bir şekilde misafirleriyle birebir ilgilenen Otelin Sahiplerinden Serkan beyin bizimle paylaştığı kahvaltı alınan bölümün çok özel bir çalışma ile uzun bir süreçte ortaya çıkarılmış olması bile otelin başarısının temelindeki titizliğin ve özenin küçücük bir göstergesiydi.

*Girişte dünyanın her yerindeki dini merkezleri gösteren saatler var.Ortada ise tersine dönen bir saat, zamanı farklı anlatıyor.HİÇLİĞİ simgeliyor.

Ve tabiki Otel Sevgili Hande Kuyumcu nun ve Serkan Vanlı’nın mükemmel ev sahiplikleri Gizem hanım, Fatma hanım ve Mehmet beyin titizlikle ve yüzlerinden hiç eksik olmayan içten gülümsemeleri ile işlerini mükemmel yapmalarının sonucu olarak açıldığından bu yana üst üste 6 yıldır en iyiler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Evet , Gönüllerin şehri Konya’yı bir yazıda anlatabilmek mümkün değil .

İyisimi biz kısaca Konya ile ilgili görüşlerimizi de yazıp Mevlana’nın Mesnevi’nın 18. Beyitini bitirdiği gibi yazımızı bitirelim

Konya’da beğendiklerim: Huzur, mistisizm, her yerde akan çeşmelerin bulunması suların lezzetli mi lezzetli ve de içilebilir olması. Geniş kaldırımlar meydanlar şehrin düz yapısı nedeniyle rahat yürünebilmesi.Esnafın güleryüzü yardımseverliği

Konya’da beğenmediklerim : Pahalılık( en az İstanbul kadar pahalı), özellikle Mevlana Türbesi çevresindeki dilenen çocuklar kadınlar, gitgide azalan yeşillik.

Konya için dileğim ; Dünya’nın en önemli merkezlerinden biri.Kesinlikle çok daha iyi tanıtılmalı.

‘Ham olanlar, pişkin ve olgun olanların halinden anlarlar mı? Mademki anlamazlar, öyleyse sözü kısa kesmek lazım vesselam.’

Sevgiyle Aşk ile kalın..

——————

Mesnevi : Doğu Edebiyatında özel bir şiir tarzının adı.Sözlük anlamı ikişer ikişerlilik.

Tasavvuf : Derin bir gönül bağı, ruhani bir yolculuk.Başka bir deyişle kişinin kendini ilahi bir varlığın gözetiminde hissetmesi ve bu şuurla davranıp yaşaması.Kısaca gönül bilgisi ve edep.

Mevlevilik : Hz. Mevlana’nın öğretileri ve onun vefatı ardından oğlu Sultan bin Veled tarafından disiplin haline getirilen bir düşünce sistemi.İslam irfanının temsilcisidir.

Semâ : Mevlevilik lugatinde sema işitmek manasındadır.Terim olarak musiki nağmelerini dinlerken vecde gelip hareket etmek kendinden geçip dönmektir.Sema sembolik olarak kainatın oluşumunu insanın ailemde dirilişini yüce yaratıcıya olan aşkı ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip insanı kamile doğru yönelişini ifade eder.

Sufizm :İnsanın akıl yoluyla erişemediği ilahi hakikatleri sezgi ile arama yoludur Hedef insan-ı kamil olmaktır.Bir başka deyişle Sufizm inanışı kişiliği kötü huylardan temizleyip ruhu pak edip olgun olma kemale erme yoludur.